|
Kapkara gecelerde öğrendim ben, |
Kerem çıktı dün karşıma,
Oturdu ağladı saatlerce,
"Sen benden beter yanmaktasın" diyerek.
Bir damla gözyaşı daha düştü yüreğime.
Ferhat"ı gördüm bir kaya başında,
Elindeki kazmayı sallıyordu iştahla,
"Dağları delmek ne ki?" dedi bana
"Sen yüreğini delik deşik etmişsin"
Bir parça daha koptu içerimden.
Mecnun koşup bağırarak gitti çöle doğru
"Çöle razıyım, sendeki bela, susuz çölden beter"
Hüzün çöktü yüreğime arkasından bakarken.
Yakup gelip tuttu ellerimi,
"Evlat acısı bir hiçmiş meğer,
Dost hasreti çekmek insanı deli eder."
Söndü gitti umut ışığı içimde.
Sonra...
Sonra Azrail çaldı kapımı gece vakti.
Yaklaştı, yaklaştı baktı yüzüme.
Biraz durdu öylece.
Sonra döndü gitti arkasına bile bakmadan.
Hala kulaklarımda sesi:
"Ben ölülerin canını alamam ki!"...
|
Ağlayamıyorum artık, |
Bilenlere sorsalar bizi,
Gönlü aşk ile harman derler.
Dost kıymetini bilmek gerek,
Dostlar her derde derman derler.
Hep güldüğümüzü görürler,
Bilmeyenler, neşeli insan derler.
Girseler, görseler içimizi,
Cayır cayır yanan orman derler.
Cahiller bilmez cehaletimizi,
Bilmediği damla, bildiği umman derler.
Neden gülleri sevdiğimizi sorsalar,
Yarinden aldığı ferman derler.
Gönlümüzün zenginliğini bilmeyenler,
Yazık, bir çulsuz gariban derler.
Perdesiz yüreğimizi okuyabilenler,
Sevdası dillere destan derler.
Bilmezler sevdamızın gücünü,
Çıkar karşımıza, hodri meydan derler.
Aşıklar ölür demeyin sakın,
Gülerler size, haydi oradan derler.
Merak edip sorsalar yarimizi,
İnce belli güzel bir fidan derler.
Yarin hediyesi bir tel saça,
Kendini astığı urgan derler.
Gökyüzünde yıldızların parladığı dün gece,
Beyaz bir güvercin kondu pencereme.
Gözlerimin içine bakıp "Ağlama" dedi bana,
"Ferah tut yüreğini, karalar bağlama.
Sil gözyaşlarını, erkek adam ağlamaz,
Dost dediğin, senin üzülmene kıyamaz.
Korkma, uzat, tutacaktır ellerini,
Sen yine gönder ona sarı güllerini."
"Sus!" diye bağırdım penceremdeki kuşa,
"Senin güzel hayallerin gitti mi hiç boşa?
Kainatın en güzel büyüsünü yerle bir ettin mi?
Canını vereceğin bir güzel dostu kaybettin mi?"
Güldü bana, "Sen umut ışığını söndürme,
Kendini de onu da deliye döndürme.
Sen onu hep el üstünde tuttun,
Daha önce affettiğini nasıl unuttun?"
"Git." dedim, "Gitsene artık başımdan!
Bak dereler taştı gözlerimin yaşından.
Kaç şansı yitirdim, bu kaçıncı?
Yüreğimi yakıyor içimdeki sancı."
Kovaladım, uçtu gitti simsiyah karanlığa,
Gerisin geriye döndüm şu lanet yanlızlığa.
Pişman oldum sonra, bağırdım arkasından,
Kanat seslerini duydum çığlıklar arasından.
Ertesi gece gelmedi, bekledim bütün gün,
Bana geriye kalan, bir büyük hüzün.
Susmuyor içim, feryadım kainatı tuttu,
Geç anladım, penceremden uçan, içimdeki umuttu.
« Önceki :: Sonraki »
